• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • ZazaPress
  • Piya
  • Kormışkan
  • Çıme
  • Ayre
  • İremet YayInlarI
Faruk Ìremet
  • Türkçe Yazılarım
  • Türkçe Şiirlerim
  • Zazaca Yazılarım
  • Zazaca Şiirlerim
  • Svenska - İsveççe
  • English - İngilizce
  • Seçme Yazarlar (Zazaca)
  • Siverekli Yazarlar (Zazaca)
  • Resimlerim
  • Kitaplarım
  • Video
  • Hakkımda
  • Misafir Defteri
  • Telif Hakları ©
En son yorumlar
  • Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin...
    05.09.10 11:57
  • Ben de sizlere tüyo vereyim.O dönemde ki futbolcul...
    12.08.10 20:56
  • "Dayı Neşo’nun,Nakip usta’nin attığı golleri izlem...
    12.08.10 20:41
  • selam zazacanin ayri bir dil zazalarin ayrı bir ul...
    30.07.10 16:13
  • atmasyon-tutmasyonlarla olmuyor bu isler Zaza ismi...
    29.07.10 10:51
Oturum aç



  • Şifrenizi mı unuttunuz?
  • Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?
  • Kayıt ol
  • E-postanızı okuyun!

İsteklerini dile getirmek ve söylediklerine sahip çıkmak

 
Çevremizdeki değişimler, yeniden gerçekleştirilen oluşumlar ve eskiyi yenileme hevesinden kaynaklanan yer kavgası, yeni kimlik kavgasıyla birleşince ilişkilerimizin gelip dayandığı nokta ben benlikten illeri gitmemektedir. Bu da bir anda, birden bire, bizim anlamadığımız anlarda, bazı sosyal, toplumsal ve grupsal çelişkileri yaşatırır bize. Bu çelişkilerin sebebini bilmeden, gerekçesini anlamadan, tavşanın dağa küsmesini andıran darılmalarla insanlar köşelerine çekilir. Yıllarca emek verilen çalışmalar, sele kapılıp yitirilir. Kanımca, soyal yaşantımızda, herbirimiz bu oyunun birer parçasıyız ve bilerek veya bilmeyerek oynan oyunların figüranlarıyız.. Suçun ağırı bilerek yapılanıdır. Yani hesaplı yapılanıdır. Yani heran fiyatı ödentiye göre belli olan, açık artırmaya uyum sağlayan kişiliklerdir. Hayatımızda  bu kuklaların çokluğundan köşelerine ve izdivaya çekilen insan sayısı, insan kaynakları tahminlerimizin çok çok üstündedir. 
 
Hayatımızda her insanın yeri farklıdır. Yaşadığımız yaşın yılları kadar ilişkiler ağımız vardır ve bu ağlar farklıdır. Herkesle oturup kalkmamız, kulandığımız dil ve tahammül sınırımız farklıdır. Bazı ilişkilerimizin tavır ve davranışlarına aldırmadan, kulandıkları deyimlere umursamadan ilişkilerimizi sürdürürüz. Davranışlarına tahammül edip uyarmayız bile. Tahammül sınırımız, duyduğumuz saygı ve sevgiyle ilgilidir. Ama siyasi ilişkilerimizde, toplum ve demokrasi için atığımız adımlarımızda bu duruşumuz farklıdır. Çünkü olay artık bizimle sınırlı değildir. Bizim topluma, demokrasiye ve insanhaklarına olan duruşumuzun medeni cesaretle tavır takınmasıdır. Bu duruşumuzda, isteklerimizi dile getirip getirmeme ve söylediklerimize sahip çıkıp çıkmama gerçeği vardır. Bu gerçek, dostluk ilişkilerindeki gibi özveriyle sürüdürülmemektedir. Yaşam şansı, takındığımız tavra ve kulandığımız dile bağlıdır. Yani duruşumuzun bize yansıyan kimliğidir. Yani toplumsal kimliğimizdir, bu duruşumuz. 
 
Toplumsal kimlik ve toplum için duruşu daha çok medya yayınlarında görmekteyiz. Toplumsal gelişmede medyanın oynadığı rol, takındığı duruş ve taraflı olması toplumda tartışmaların yaratılmasına yaramaktadır. Bu aynı zamanda çelişkilerin çözümünde, olumlu tartışmaların yaratılmasında ve bunlardan toplumun gelişimi için illeriye dönük adımların atılmasında sağlam temeller atılmaktadır. Medyası güçsüz, sivil toplum örgütlerin sesiz kaldığı ve ’’vurdumduymaz’’ kültürünün etkin olduğu toplumlarda, isteklerini dile getirmek ve söylediklerine sahip çıkmak artık bir mucizedir. İşte bu mucizeyi yaşayan ve yaşatan medya, kişi ve kurumlar teşekkürü haketmişleridir. Çünkü söylenmeyeni söylemek, konuşulmayanı konuşmak ve yazılamayacakları yazmak toplumsal duruştur. 
 
Yeni bir gazete olan Taraf Gazetesinin yayınladığı, ’’yayınlanmaması gereken’’ belgeler ve yaydığı haberler, demokrasi içindir. Bu bakımdan Taraf gazetesinin üstelendiği toplumsal duruş aynı zaman demokrasi mücadelesi için atılan adımdır. Bu adım demokrasi için tarafsız olmalıdır. Herkesin sesi olmalıdır. Yeni bir anlayışın sesi olmalıdır! Yayınlanamayacak belgeleri yayınlamada devam etmelidir! Baskıcı geleneği, kölecilik ruhunu ve köle kültürüne bir son vermelidir! Taraf Gazetesi, çevremizde oluşturulan medyadaki yeni bir sürecin sesidir. Umut ederim bu böyle devam eder. Şimdiye kadar Taraf’ta okuduklarım, Taraf Gazetesinin aldığı yol, verdiği randıman ve çıkışıyla verdiği ses ümit verici. Okunmaya değer bir gazete ve tarafsız olmadığı kesin. Ergenekon gibi örgütlerin cirit attığı bir ülkede ve içinde soldan sağa, generallerden emniyet müdürlerine, medya gücünden politikacıya herkesin satranç masasında yerini aldığı bir ülkede, darbelere hayır demek ve demokrasi saflarında taraf olmak kesinlikle her aydnın görevidir.
 
Konuma insanlar arası ilişkilerden başladım ve Taraf Gazetesinin duruşuyla bağlayacağımı sakın sanmayasınız. Konu ilişkiler ve duruş olunca örnek vermek gerekti. Konu medya, cesaret ve söylenmeyeni söylemek olunca, konuşanları ve söylenmeyecekleri söyleyenleride anmak yerinde oluyor. Tarafın sayfalarında bana seslenen sesi duyunca, bir seste benden çıksın dedim. Türkiye’deki demokrasi mücadelesi beni yakından ilgilendiriyor. Demokrasi taraftarı, insanhakları savunucusu ve yazar olarak sesimi duyurmak, bende varım demek bana bir görev oluyor. Ben görevimi yerine getirmek için yola çıktım. Ya siz?
 
Faruk İremet
2008-07-22
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Gönder
İptal
JComments

Copyright © 2009 ---.
All Rights Reserved.

Joomla template created with Artisteer.